T.C. BAŞBAKANLIK

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI

SİGORTACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

ANKARA

 

Federasyonumuz, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında, Anayasanın 135 nci maddesinde tanımını bulan Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşudur. Yurt genelinde yolcu ve yük taşımacılığı yapan nakliyeci esnafı Federasyonumuza bağlı Meslek Odalarının üyeleridir.

 

Trafik Sigortası olarak adlandırılan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, araç işletenleri, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar tarafından yaptırılması 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’ ca zorunlu olup, kanun gereğince teminat limitleri poliçe koşul ve fiyatlandırması Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmektedir.

 

14.07.2007 tarihli ve 26582 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik” ile, ticari nitelikteki taksi, dolmuş ve benzeri araçları işletenlerin ödeyeceği zorunlu trafik sigortası primlerinin, Müsteşarlığınızca belirlenen tarife aralıklarında olmak kaydıyla sigorta şirketlerince serbestçe belirlenmesine olanak sağlanmıştır.

 

Yapılan bu düzenleme neticesinde zorunlu trafik sigortası primleri, esnafımız için çok yüksek tutarlara ulaşmış olup, sigorta primleri karşılanamaz ve ödenemez bir hal almıştır. Bunun neticesinde sigorta yaptırmakta güçlük çeken taşımacılar mesleki faaliyetlerini yapamaz duruma düşmüşlerdir.

 

Sektörde faaliyet gösteren sigorta şirketleri ise, trafik sigortası hizmetleri nedeniyle zarar beyan ettiklerini belirtmek suretiyle, prim tutarlarını yükseltmenin yanında özellikle zorunlu trafik sigortası poliçesi düzenlememe yönünde politikalar uygulamaktadır.

Yazı ekinde sunduğumuz poliçelerde de görüleceği gibi, 2.000 TL den 12.000 TL ye kadar farklı miktarlarda prim tutarları bulunmaktadır.

 

Bu kapsamda, bazı sigorta şirketleri olağan dışı yüksek fiyatlar teklif ederken, şirketler, acentelerin poliçe düzenlememelerini sağlamak amacıyla acentelerin komisyonlarını kaldırmışlardır.

 

Ayrıca, sigorta şirketlerince pirim tutarları belirlenirken, tazminat miktarından öteye sadece kaza sayısının esas alınıyor olması da doğru verilere ulaşılmasını önlemektedir. Özellikle 01.04.2008 tarihi itibariyle yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında taraflarca doldurulacak “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” uygulamasına başlanılması ile birlikte verilere yansıyan kaza miktarı artmakla birlikte bu kazaların büyük kısmı küçük miktarlarda ki hasarlar şeklindedir.

 

Bu nedenle; zarar miktarının tespitinde sadece kaza sayısının esas alınması gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Toplanan tazminat miktarının da, sigorta primi belirlenirken dikkate alınması gerekmektedir.

 

Ekte sunulan poliçe örneklerinde yer aldığı gibi, hasarlıklı poliçelerde % 20, % 40, % 60 kademeleri için aynı prim istenmekte, hasarsızlık indiriminden ise faydalanılamamaktadır.

 

Öte yandan; zorunlu trafik sigortasında taban fiyatlar iller düzeyinde belirlenmekte, ilçeler bazında bir ayrım yapılmamaktadır. Bu nedenle büyük bir şehrin merkezinde çalışan ticari araç ile bu şehrin ilçelerinde faaliyet gösteren ticari araçlar aynı primi ödemek zorunda kalmaktadır. Oysa, küçük ilçelerde kazanç da kaza riski de büyük şehirlere göre oldukça düşüktür.

 

Aynı ilin merkez ilçeleri dışındaki ilçelerinde faaliyet gösteren üyelerimizin, il merkezindeki araç sahipleri ile aynı miktarda prim ödemeleri, bu esnafımıza adil olmayan bir mali yükümlülük getirmektedir. Nitekim, ilçede çalışan ticari araçların, gerek nüfus oranı açısından gerekse günlük taşınan yolcu ve trafikte seyir halinde bulunulan zaman açısından değerlendirildiğinde trafik kazasına karışma riskleri ve kazançları, il merkezinde faaliyette bulunanlarla aynı olmamaktadır. Bu farklılık Büyükşehir sınırlarında bulunan ilçeler ile dışında bulunan ilçelerde çok daha fazla olup, mağduriyet artmaktadır.

 

Bu nedenle, zorunlu mali sorumluluk sigortası tarifesinin, ilçeler bazında da bir ayrıma tabi olacak şekilde yeniden belirlenmesinin, ilçelerde faaliyet gösteren üyelerimiz için daha adil ve mali olarak karşılanabilir bir uygulama olacağı kanaatindeyiz.

 

2007 yılından bu yana yaşanan bu gelişmeler, sınırlı sermayesi ile geçimini sağlamaya çalışan esnafımız için son derece büyük sorunlara neden olmaktadır. Esnafımız için adeta ikinci bir vergi durumuna gelen ve hatta vergiden de fazla mali yük yaratan bu sorunların ivedilikle çözümüne ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Yukarıda açıklanan sorunların, daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla bazı üyelerimizin zorunlu trafik sigortası poliçeleri ekte sunulmaktadır.

 

Bilgi ve gereğini arz ederiz.

hazine