
APAYDIN,“KARAYOLLARIMIZDA YÜK VE YOLCU TAŞIMACILIĞI YÜZDE 90 SEVİYESİNDE”
-“ARAÇLARIMIZDA ÇALIŞANLARIN YÜZDE 20 Sİ MAL SAHİPİ”
-“ODALARDAN 1 MİLYON 616 BİN ŞOFÖRÜN KAYDI SİLİNDİ”
Odalar arasındaki birliktelik ve kaynaşmayı sağlamak, şoför ve nakliyeci esnafının sorunlarını yerinde tespit etmek amacıyla bu yıl içerisinde tüm oda başkanlarının katılacağı bölge toplantılarını yapma kararı alan ve ilk toplantıyı Ordu'da gerçekleştirdiklerini belirten Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, bölge toplantılarını düzenlemekteki amaçlarının şoförlük mesleğinin eğitimi, yük ve yolcu taşımacılığı konuları ile ilgili düzenlemeleri, uygulamalar,şoför ve nakliyeci esnafının içinde bulunduğu sorunları kendi içlerinde tartışmaya açmak olduğunu belirtti.
ORDU-Toplantıdan çıkacak olan sonuçları ilgili kişi, kurum ve kuruluşlara rapor halinde sunacaklarını kaydeden TŞOF Başkanı Apaydın yaptığı konuşmada, “Yıllardır yapılmakta olan plansız ve programsız yolcu ve yük taşımacılığı bugün esnafı zor durumda bırakmıştır. Her biri ayrı bir milli servet olan araçlarımız takoza çekilmiş veya yakıt parasına servise gönderilmiştir. Ülkemizde karayollarında yapılan yolcu ve yük taşımacılığı yaklaşık yüzde 90’lar seviyesindedir. AB ülkelerinde bu oran yüzde 45 - 60 seviyesindedir. Ülkemizdeki toplam ağır vasıta sayısı tüm AB ülkelerinin 10 katına eş değerdedir. Her ne kadar devlet karayolları ağı yeniden inşa edilmekte ve ilave yollar yapılmakta ise de maalesef fiziki ve geometrik yapısı Avrupa standartlarında değildir. Daha çok bölünmüş yol yapılmalı ve otoyollara yenileri eklenmelidir” dedi.
Ülkemizde her bin kişiye düşen otomobil sayısının 100 civarında iken AB ülkelerinde bu sayının 500’ün üzerinde olduğunu anlatan Apaydın, “Ülkemiz insanı henüz gelişmiş ülke insanları kadar trafik, yaşam ortaklığı kurallarına yeterince riayet etmemekte, bildiği sandığı şeyleri çok iyi bilmediği ve gereklerini de yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Doğal olarak karayollarında yük ve yolcu taşıyan araçların sevk ve idaresinden sorumlu olan insan faktörü, diğer bir deyişle şoför, trafik güvenliğinde çok önemli bir yere sahiptir. Şoförün trafik konusunda eğitimli olması bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmesi trafik güvenliğini de doğrudan etkileyecek bir durumdur” diye konuştu.
Şoför esnafının, ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Fevzi Apaydın, şehiriçi yolcu ve yük taşımasında, şehirlerarası yük ve yolcu taşımasında, uluslararası yük ve yolcu taşımasında öğrenci ve personel servis araçlarının kullanımında çalışan şoförlerin oranının yüzde 80 olduğunu, yüzde 20’sinin ise araç mal sahipleri olduğunu belirtti. Şoförlük mesleğinde hizmetlerin sınırsız olduğunu anlatan Apaydın, “İnsan oğlunun doğuşundan ölünceye kadar olan sürede hep şoför vardır. Bu nedenle meslek eğitimi çok önemlidir. 1964 yılında kabul edilen ve 2005 yılına kadar yürürlükte kalan 507 sayılı esnaf ve sanatkârlar kanununda “Geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimseler” meslek odalarına üye olabiliyorlardı. 21.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5362 sayılı esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları kanunu ile geçimini şoförlük yaparak sağlayan federasyonumuza bağlı meslek odalarında 2.010.528 olan üye sayımızdan vergi mükellefi olmadıkları gerekçesiyle 1.616.029 kişisi kayıtlardan silinerek, üye sayımız 394.499 kişiye düşmüştür. Diğer bir anlatımla, 1.616.029 kişinin üyeliği odadan silinmek zorunda bırakılmıştır. Bu düzenleme ile şoförlerimiz esnaflıktan çıkarılarak, sosyal güvencesiz ve eğitimsiz bırakılmıştır” şeklinde konuştu.
5216 sayılı Büyükşehir belediyesi kanununun 9.maddesi geregince oluşturulan ulaşım koordinasyon merkez kurulunda oda temsilcisi bulunmadığını, ulaşım meslek dalının en üst kuruluşu olan TŞOF’un bu kurulda temsil edilmemesinin uygulamada büyük sorunlar doğurduğunun altını çizen Apaydın, ”Bu kurulda federasyonumuzun temsilcisi mutlaka bulunmalı ve oy hakkı da verilmelidir. 5216 sayılı Büyükşehir, 5393 Belediye kanunu ile taksi, minibüs ve servis araçlarının sayılarının belirlenmesinde belediyeler yetkili kılınmıştır. Bu yetki kullanılırken ulaşım sektörünün temsilcisi olan federasyonumuz ve odalarımız devre dışı bırakılmıştır. Bu yetki önceden olduğu gibi belediyelerin ve federasyonumuza bağlı ilgili odaların katılacağı il ve ilçe trafik komisyonlarına geri verilmelidir. Şoför ve nakliyeci esnafımızın odalarımızdan ayrılıp ticaret odalarına üye olma zorunluluğu getirilmiştir. Bu uygulama ticari şirketler bünyesinde kurumsallaşmayı ön plana çıkartarak federasyonumuza bağlı meslek odalarımız mağdur edilmiştir. Bu konularda federasyonumuzun önerileri dikkate alınmalıdır” dedi.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda, Büyükşehirlerde taksici esnafının maruz kaldığı gasp, yaralama ve ölüm olaylarının önüne geçilmesi, araçlara tadilat yapılması (özel koruma kabinli), taksilerden ÖTV ve KDV alınmama proje çalışmalarının sonuna gelindiğini de anlatan Fevzi Apaydın, “İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak kamu kurum kuruluşları ile sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin görüş ve değerlendirmelerine sunulan Karayolları Trafik Kanunu tasarısı taslağı üzerinde yapılan çalışmalara TŞOF Başkanı olarak bizzat katıldım. Başta şoför, taksici, minibüsçü, servis aracı olmak üzere tüm nakliyeci esnafımızı yakından ilgilendiren;
* Taksici-Minibüsçü tanımı
* Plaka tahdidi bulunan illerde tahditli araçların ve tahsisin devri
* Tescil plakalarının şoför odalarınca dağıtımı
* Taksilerin belediye mücavir alanları dışına yolcu götürmeleri konularındaki; taleplerimizin tamamı kabul ve uygun görülerek taslakta bu doğrultuda yer almıştır.
sonuç olarak; Esnafımızın ülke istihdamına etkisi ön planda tutulmalı, vergilendirme ve sosyal güvenliğe ilişkin primlerin alınmasında istihdam odaklı öncelik gözönünde tutulmalıdır. ayrıca, esnafın tabi olduğu vergi sayısı azaltılmalı, vergi oranları düşürülmelidir.
· Basit usul da vergilendirmeye devam edilmeli, çeşitli nedenlerle basit usulden çıkmış olan esnafın zorunlu şartları taşımaları halinde, yeniden basit usule dönmelerini sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
· Taksici esnafı için üretilmesi düşünülen özel güvenlik bölmeli taksilerden, kdv ve ötv alınmamalıdır.
· Özel güvenlik bölmeli taksi alarak araçlarını yenilemek isteyen esnafa, uzun vadeli düşük faizli kredi imkânı sağlanmalıdır.
· Meslek sahibi şoförlerin esnaf odasına kayıtlarında vergi mükellefiyeti aranmamalıdır.
· Ulaşım sektöründe faaliyet gösteren meslek gruplarının hizmet tarifeleri, belediyeler yerine meslek kuruluşlarınca yapılmalıdır.
· Karayolları trafik kanununun 131. maddesinin yeniden düzenlenmesinde taleplerimizin dikkate alınması kamu yararınadır.
· Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun taslağında değişiklik yapılarak trafik güvenliği kurulunu oluşturacak üyeler arasında federasyonumuzun yeri muhafaza edilmelidir.
· Haksız rekabetin önlenmesi için araçların ağırlık ve boyut kontrollerine ağırlık verilmelidir.
· Büyükşehir belediye kanununa dayalı olarak düzenlenen UKOME yönetmeliğinde yapılacak değişiklikle, federasyonumuzun UKOME üyesi olarak toplantılara katılması sağlanmalıdır.
· Ulaşım sektöründeki esnafımızın vergi borçlarının yeniden yapılandırılması gerekmektedir” diye konuştu.